Yazarı : T.Y.MAZER
Tür : Edebiyat, Fantastik, Roman
Seri Sıralaması : 2/3
Yayınevi : Ephesus
Puanım: 5/5
••• LACİVERT SAFİR•••
( T.Y.MAZER)
Bir adam, kusursuzluğuyla kendince kusurlu...
Bakışlarındaki donukluğun ifadeden öteye geçemediği bir yaşam.O Lacivert’ti.Tek aitliği gözlerindeki renk karmaşasıydı.
Serüven kaldığı yerden devam ediyor.James en imkansız sanılan anlardan birinde kurtarıyor Deirdre’sini.Beren’in yaşadığı travmayı kendince bertaraf edip genç kızı ölümün kıyısından tekrar çekip alıyor.Olayların yönünü değiştirmek James için artık eskisi kadar kolay değildir.Aşık bir James için işler tamamen rayından çıkıyor, tek düşündüğü kişinin Beren olması ise onu görevlerde savunmasız bırakıyor.Beren’in göreve yeniden geri dönmesi olayların fitilini ateşleyip onları hem en çıkmaz sokaklara sürüklüyor hemde artık hislerinin açıklığa kavuşmasına neden oluyor.Birlik’ in istediği bilgileri elde edebilmek adına verilen amansız mücadelede kazanılan ruhlar kadar kaybedilen hislerle sarmalanan yaşamda görevlere odaklanmak ve sonuna kadar gitmek artık eskisi kadar kolay olmayacaktır.Günün sonunda Dünya’yı kurtarmanın yanında artık kendi yaşamlarının soluğunuda kontrol etmek zorundalar zira nefeslerini kesecek bir yaşama adım atacaklardır.
••••••
Merhaba!
Bu hafta uzun zamandır basımını beklediğim ve çıkar çıkmaz almak için can attığım bir eserle karşınıza çıkıyorum.LACİVERT SAFİR...
Serinin ilk kitabını aldığım günü hala çok net hatırlıyorum, elime alıp kasaya yönelmem sadece on beş saniye sürmüştü.Bir günde bitirdiğim, üzerine uzun zaman düşünüp etkisinden kolay kurtulamadığım bir kurguydu.Sonu ise öyle nefes kesici, can alıcı bir yerde bitmişti ki kısa süreli bir şok yaşamama neden olmuştu.Daha fenası ise devamını okuyabilmek için bir yıldan daha fazla bir süre bekleyeceğimden habersiz olmamdı.Ama kesinlikle pişman değilim ve şiddetle okunması gerektiğini düşündüğüm sürükleyici bir romandır.
İkinci kitap ise bende daha büyük etkilere sebep oldu.Okuduğum kitaplarda gerçekleşen olaylar dışında en çok dikkat ettiğim bir diğer husus karakterlerin değişimi, gelişimi ve olaylara verdikleri tepkilerin kurguya olan etkileridir.Beren karakteri oldukça tutarlılık gösteriyor.Başından beri cesur, korkularına ve yaralarına rağmen çabalamaktan vazgeçmeyen bir karakter sergiledi.James ise benim en çok değişimini izlemekten keyif aldığım bir karakter oldu.Yazılan kurgulardaki karakterlerin her ne kadar hayal ürünü olduğunu bilip üzerlerinde ütopik yapılar taşıdığını bilsemde okurken gerçek yaşamdan izler taşıdığını görmek beni oldukça keyiflendiriyor.
James Hunter nam-ı diğer Lacivert...
İlk kitaptan beri gözümüzde kusursuz, bilgisiyle hayranlık uyandıran, altından kalkamadığı görev olmayan başarılı bir ajandı.Nitekim benim gözümde hala aynı yerini koruyor.Sadece eksik parçaların yerlerinden oynamasıyla gerekli taşlar tamda zihnimizi kurcalayan kurtçukların sorularına cevap niteliğinde yerli yerine oturtuldu.Artık bizi çıldırtan herşeye aynı cevabı veren o ifadesiz suratın altında yatan gizli maskenin nedenlerini biliyoruz.Bakıldığında bu gerçeğin bir kusur değil mucize olduğunu anlamak hiçte zor değil yinede yazılan bir karakterin her anlamda dört dörtlük olması bana hep anlamsız gelmiştir.Hayal ürünü dahi olsa biraz gerçeği yansıtsın isterim.Ve Lacivert bana tamda bunu verdi.Hiç kimse kusursuz değildir, kişiyi kusursuz yapan ona bakan gözler, onu seven ruh ve ona ait olan bedendir.James’in kusursuzluğu Deirdre’sinin kalbiydi.
Baştan sona temposunu bir arttırıp bir azaltan yer yer alevlendiren ve sonunda bedeninizi ateşler içinde yakarken aynı anda buz gibi bir ruhun girdabında hapsolmanıza neden olan bir hızla ilerliyor Lacivert serisi.Birçok son okudum, mutlu veya mutsuz.Ama beni etkileyen her zaman ilerisini merak ettiren oldu.Bu kitabın finali kesinlikle muhteşemdi.Sonrasını düşündüren, aklınızı kurcalayıp devam kitabının basımını heyecanla beklemenize neden olan bir sonun başlangıcıydı.Evet doğru cümle tamda bu; Sonu kesinlikle herşeyin başlangıcı...
Beni tatmin eden, keyifle okuyup kütüphanemi süsleyen naçizane bir eser oldu.Kendi adıma yazarımıza çok teşekkür ederim.Kitap her anlamda muhteşemdi.Dostluk, aşk, ihanet, kültürel değerler, yaşamın hayal ve gerçeklikle harmanlandığı her bir olayın altını dolduran şahane bir anlatım ve üslupla akıcı bir hikayeydi.O yüzden okumanızı ve size anlamlar katmasını isteyeceğim bir kitap olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.Yine belirtmek isterim ki önyargılarınızdan arınarak okuyunuz.Seri kitaplar her zaman daha can alıcı anlar ve sonlar yaşatır.Olayların ve kişilerin sizi öfkelendirmesine izin vermeyin.Bazı kurgular tamda James Hunter ifadesizliğiyle okunmalı😏 Peşin hüküm vermeden nedenlerini anlamaya çalışıp olacakları bekleyiniz.İnanıyorum ki serinin üçüncü kitabı ilk iki kitabı sollayıp James’e ve Deirdre’sine olan hayranlığımızı kat be kat arttıracak bizi doruklara çıkaracaktır.
Son olarak eklemek istediğim, bir kadının sezgileri her zaman güçlüdür.Kanıt olmasa da hisleri ona yön verir, yol gösterir.İlk kitaptan beri dikkatimi çekip aklımı kurcalayan o küçük şüphemin cevap bulmuş olması ve yanılmadığımı görmek beni mutlu etti.Sizde Lacivert’in derinliklerinde kaybolmak isterseniz geç kalmamanızı öneririm.
Şimdilik benden bu kadar tekrar görüşünceye kadar kendinize iyi bakın!

Yorumlar
Yorum Gönder