Yazarı : AHMET ÜMİT
Tür : Edebiyat, Polisiye, Roman
Yayınevi : Everest
Puanım: 5/5
••• KIRLANGIÇ ÇIĞLIĞI •••
(AHMET ÜMİT)
Bir Ahmet Ümit klasiği, Nevzat başkomiser efsanesi...
Olaylar zinciri bir cinayetle başlıyor.Bu cinayet tamda 5 yıl önce işleyen cinayetlere benziyor.O zaman Körebe adı verilen bir katilin işlediği 12 cinayetle faili meçhul kalan dava yeniden gündeme oturuyor.Bulunan her detay yeni bilinmezlikleri, soruları ortaya çıkarırken Başkomiser Nevzat ve yardımcıları en ufak detayı atlamadan soruşturmayı yürütmeye çalışıyorlar.Bu zaman zarfında bilgi edinmeye çalışılmak dışında birde sır saklayanları ortaya çıkarmakla uğraşıyorlar.Oldukça zeki, cesur, soğukkanlı, titiz ve öldürmekten zevk alan bir katille karşı karşıya olmak onları oldukça zorluyor.Bu mücadelede hem kayıplar veriliyor hemde geçmişle hesaplar kapatılıyor.Oldukça acı ve sindirmesi kolay olmayan olaylar silsilesinde kaybolmadan yolu bulmaya çalışmak her bir karakteri ayrı ayrı zorluyordu.Nitekim kabullenen kazanıyor.
•••
Merhaba!
Bugün çok sevdiğim ve okumaktan büyük keyif aldığım bir yazarla geldim.Sevgili Ahmet Ümit ve hayran olunası baş karakteri Başkomiser Nevzat...Polisiye severler için oldukça şahane bir roman.
Yazarın bir çok romanını okudum hepsine ayrı ayrı hayran kaldım.Ama Kırlangıç Çığlığı onların bir tık üstünde yer almaktadır.Gerek kurgusu gerek verdiği mesajlar beni oldukça derinden etkiledi.Günlük yaşamda bir çok çocuğun başına gelmiş olabilecek olayları ki konu olarak yakın zamanda gündemimizde oldukça yer edinmiş güncel olaylar o kadar doğru ve mantık çerçevesi içinde ele alınmış ki okurken tüylerinizin ürpermemesi elde değil.İçinden çıkarılacak çok mesaj, ders ve öğüt var.Özellikle gerçek yaşamdan elde edilen parçaların oldukça fazla olduğu bu kurgudan ders almamak mümkün değil.
Şimdiye kadar yaptığım yorumlarda söyledim bundan sonra da söylemeye devam edeceğim, hiç bir zaman okurken kör olmayın.Sadece okumak için, elinizdeki kitabı bitirmek için okumayın.Okumaya karar verdiyseniz o kurguya objektif yaklaşın, okurken yaşayın, hissedin, yazarın yazarken vermeyi amaçladığı konuyu anlamaya çalışın.Hiç bir yazar sadece yazmak için çıkarmaz bu kurguları; muhakkak vermek, anlatmak istediği bir mesaj vardır.Bu mesajı olay görgüsünün içerisine ince ince işler ister ki okuyucu bunu didiklesin, keşfetsin görsün.Kırlangıç çığlığı da tam olarak öyle bir kurgu.
Nevzat başkomiserin empatisi mesela, onca kanlı cinayete şahit olmuş ve ailesini kaybetmiş bir polis olarak hala merhametini koruyor.Öfkesine yenilip görevini su istimal etmiyor.Tam bir kanun adamı olarak kibrine yenilmeden çözüyor davalarını aksi olsaydı sonu diğer meslektaşları gibi olurdu.
Bu romanda benim en bariz gördüğüm detaylardan ilki kesinlikle empati duygusuydu.Bazıları bu duyguyu sempatiyle karıştırıyor ki kurguda buna kapılan bazı karakterler vardı.Bir insan kimi öldürürse öldürsün katildir.Masum birini değilde suçlu birini öldürmesi onu aklayamaz.Sırf suçluları öldürüyor diye adaleti sağladığını iddia edemez.Bu durumda cinayeti işleme nedenini anlamaya çalışmak altındaki sebepleri sorgulamak empatidir zira biz yapamıyoruz ama adam suçluları dünyadan temizliyor diyorsan bu düpedüz sempatidir.İşte tamda burada işin içine yazarımız giriyor.Gerek Nevzat gerekse Zeynep karakteriyle bize çok güzel mesajlar iletiyor.Özellikle katilleri yakalamak dışında onları bu hastalığa iten nedenleri bulup onları anlamaya çalışarak sorunu engellemeyi amaçlamak kesinlikle çok güzel bir detaydı.Sorunu temelden çözmek gerek, öldürerek bu suçlara eğilimi olanları durdurmak şöyle kalsın azaltmıyor bile.
Dikkatimi çeken bir diğer detay ise kesinlikle travmaların ne olursa olsun seni olduğun kişiden soyutlayamadığıdır.Bu romanda bir çok karakterin başına aynı olay geliyor.Hepside çocukluklarında derin izler bırakacak tecrübeler ediniyorlar.Ama sonunda yetişkin olduklarında hepsi farklı yerlere ilerliyor.Kimisi yaşadığı olayı başkalarına yaşatıyor, kimisi mafya, kimisi polis ve kimisi de seri katil oluyor.Demem o ki yaşanan olay aynıda olsa kişiler üzerindeki etkisi farklı oluyor.Kimisi hala iyi kalırken kimisi oldukça kötüleşiyor.Yaşananlar kaderde olsa seçimler bizim elimizdedir.Seçimini iyiden yana yaparsan iyi kalırsın kötüden yana kullanırsan da kötü olmaya mahkum olursun.
Ve buna benzer birçok konu ele alınıyor.Beni en çok etkileyenler bu iki olguydu.Okuyan herkeste aynı etkiyi ama farklı bakış açılarını yaratacağına inanıyorum.
Okurken içim sızlasada böyle bir yazarı okuduğum için büyük keyif aldım.Eminim sizde aynı yoğun duyguları yaşayacaksınız.Kitap baştan sona hareketliydi.Her sayfada bir olay, bir aksiyon, bir bilmece mevcuttu.İlk sayfadan son sayfaya kadar hız kesmeden soluksuz yazılmış bir romanı okumak nefes kesiciydi.Özellikle bir çok şüpheli öne sürülerek akıl oyunlarına tabi tutulmak çok keyif vericiydi.Burda belirtmek isterim ki katili önceden tahmin ettim.Ve bu beni oldukça mutlu etti.Yazarın çoğu kitabını okudum ister istemez kalemini çözdüm ve detayları o kadar ince eleyip sık dokudum ki gören kitap okuduğumu değil şifre çözdüğümü sanırdı.Birazda sezgilerimin sayesinde katili erken teşhis ettim.Böyle bir yazarın kurgusunu çözmüş olmak ise beni çok gururlandırdı.Size de tam olarak bunu öneriyorum.Okuyun yaşayın çözün...Okuduğunuza pişman olmayacağınız bir roman.
Şimdilik benden bu kadar yeniden görüşünceye kadar kendinize iyi bakın!
Bu kez küçük iki alıntıyla baş başa bırakıyorum sizleri;
1-‘’Volkan gibi...’’ dedi tuhaf bir sesle. ‘’ Sanki yanıyor... Birazdan kaynayacak, etrafa taşacak.Kıyıları eritip hepimizi, bütün İstanbul’u yakacak.’’ Dudaklarımdaki alaycı gülümsemeye aldırmadan inatla savundu düşüncelerini. ‘’ İnanmıyorsunuz ama bu sıcak hayra alamet değil Başkomiserim, bu hava öldürecek hepimizi! ‘’
2-‘’ Ne kadar da neşeliler, ‘’ diye mırıldandım biraz da şu kasvetten kurtulalım diye. ‘’ Ne güzel şarkı söylüyorlar.’’
Başını yukarı kaldırdı Evgenia.
‘’ Şarkı söylemiyorlar Nevzat. ‘’ Gözleri uçan o güzelim kuşlara takılmıştı.’’ Ölen arkadaşlarının yasını tutuyorlar.’’ Başını indirdi, kederle gözlerimde durdu. ‘’ Sevinç çığlıkları değil bunlar, acı dolu haykırışlar.Biliyorsun kırlangıçlar göçmen kuşlardır.Çok hızlı uçarlar.İşte o göç sırasında yüzlerce kırlangıç fırtınaya yakalanıp ölürmüş.Göçü başarıyla tamamlayan kırlangıçlar, kaybettikleri arkadaşlarını anımsar acıyla, öfkeyle böyle çığlıklar atarlarmış. ‘’

Yorumlar
Yorum Gönder